top of page

Kamulaştırmasız El Atmanın Tanımı ve Türleri (çanakkale)


Kamulaştırmasız el atma, idarenin bir taşınmaz üzerinde kamulaştırma usulüne uymadan tasarruf yetkisini kısıtlaması veya tamamen ortadan kaldırmasıdır. İki ana türü bulunmaktadır:

1. Fiilî Kamulaştırmasız El Atma: İdarenin, herhangi bir kamulaştırma kararı olmaksızın, bir taşınmaza fiilen el koyarak malikin kullanımını imkânsız hale getirmesi durumudur. Örneğin, taşınmazdan yol geçirilmesi, park, okul, hastane gibi kamu yapıları inşa edilmesi veya altyapı tesisleri (kanalizasyon, enerji hattı vb.) kurulması bu kapsamdadır. Bu tür el atmalarda idarenin müdahalesi açık ve fizikseldir. Yargıtay içtihatları, fiili el atmayı sürekli bir haksız fiil olarak kabul etmekte ve bu tür davalarda zamanaşımı uygulanmayacağını belirtmektedir. El atma devam ettiği sürece mülkiyet hakkı ihlali de devam ettiğinden, hak sahibinin her zaman dava açma imkanı bulunmaktadır.

2. Hukukî Kamulaştırmasız El Atma: İdarenin, imar planları veya idari işlemler yoluyla taşınmazın kullanımını uzun süreli ve belirsiz bir biçimde kısıtlaması, ancak fiilen el koymamasıdır. Taşınmazın yıllarca "yeşil alan", "yol" veya "resmî tesis alanı" olarak imar planlarında gösterilmesi, malikin tasarruf hakkını kısıtlayarak hukuki el atma sonucunu doğurabilir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi, bu tür uzun süreli ve belirsiz kısıtlamaları mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirmektedir.

Hukuki Dayanak ve Yargı Yolu

Kamulaştırmasız el atma davalarının hukuki temeli Anayasa'nın 35. (Mülkiyet Hakkı) ve 46. (Kamulaştırma) maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 1 No'lu Protokol'ün 1. maddesine dayanır. Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümleri de bu davaların niteliğinde rol oynar.

Yargı Yolu Ayrımı: Hukuki kamulaştırmasız el atma davalarında yargı yolu konusunda önemli değişiklikler yaşanmıştır. Önceleri idari yargıda görülen bu davalar, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesinde 7421 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin ilgili iptal kararları sonrasında adli yargının görev alanına girmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesine eklenen hükmün, kamulaştırmasız hukuki el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarının adli yargı mercilerince görüleceğini düzenlediğini belirtmiştir. Kurul, bu değişikliğin yargı yolundan kaynaklanan uygulama sorunlarını gidermeyi amaçladığını ve görevli yargı koluyla ilgili kanun değişikliklerinin "derhâl uygulama" ilkesi gereğince henüz kesinleşmeyen tüm davalara uygulanacağını vurgulamıştır (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1762, K. 2022/4067, T. 29.12.2022 ()). Bu karar, imar planlarından kaynaklanan hukuki el atma davalarında artık adli yargının görevli olduğunu ve bu değişikliğin mevcut davalara da uygulanacağını açıkça ortaya koymaktadır.

Fiili kamulaştırmasız el atma davaları ise Kamulaştırma Kanunu'nun 37. maddesi uyarınca her zaman adli yargıda, yani Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırmasız el atma görülür. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Çanakkale için kamulaştırmasız el atma çanakkale mahkemeleri görevlidir. kamulaştırmasız el atma çanakkale


Açılabilecek Davalar. - kamulaştırmasız el atma çanakkale


Kamulaştırmasız el atma durumunda malikin açabileceği iki temel dava türü vardır:

1. Bedel (Tazminat) Davası: Malik, taşınmazın el atılan kısmının bedelini dava yoluyla talep edebilir. Bu davada taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri esas alınır. Yasal faiz, el atma tarihinden itibaren işletilir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan bedel davalarında, taşınmazın değerinin 2942 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yoluyla belirlenmesi gerektiğini ve faizin ilk dava tarihinden itibaren başlatılmasının hukuka uygun olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 5. HD, E. 2025/585, K. 2025/11430, T. 16.09.2025 ()). Bu içtihat, fiili el atma nedeniyle açılan bedel davalarında değerlemenin dava tarihindeki emsal satışlara göre yapılacağını ve faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu netleştirmektedir.


2. El Atmanın Önlenmesi Davası: İdarenin taşınmazdan çekilmesi talep edilebilir. Ancak kamu hizmetinin sürekliliği ilkesi nedeniyle, idarenin fiilen kamu hizmetine tahsis ettiği bir alandan çekilmesi genellikle mümkün olmadığından, uygulamada çoğunlukla bedel davası tercih edilmektedir.

Değerleme Kriterleri

Kamulaştırmasız el atma bedelinin tespitinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesi esas alınır (Kamulaştırma Kanunu, m. 11 ()). Bilirkişi kurulu, taşınmaz malın cins ve nevini, yüzölçümünü, kıymetini etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurlarını, vergi beyanını, kamulaştırma tarihindeki resmi kıymet takdirlerini dikkate alır. Arazilerde net geliri, arsalarda ise kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini esas alır. Yapılarda ise resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını göz önünde bulundurur. Bu hükümler, taşınmazın ve üzerindeki müştemilatın değerinin objektif kriterlere göre belirlenmesini sağlar.

Enerji nakil hattı geçirilmesi veya irtifak hakkı tesisi gibi durumlarda, taşınmazda meydana gelecek kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedeli olarak belirlenir. Yargıtay, enerji nakil hattı nedeniyle oluşan değer düşüklüğü oranlarının doğru belirlenmesinin önemini vurgulamıştır (Yargıtay 5. HD, E. 2022/9256, K. 2022/18375, T. 15.12.2022 ()). Bu tür davalarda, taşınmazın kullanımına getirilen kısıtlamanın oranına göre değer düşüklüğü hesaplaması yapılır.

Zamanaşımı

Fiili kamulaştırmasız el atma davalarında Yargıtay içtihatlarına göre zamanaşımı uygulanmaz. El atma fiili devam ettiği sürece dava açılabilir. Bu durum, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 E., 1956/7 K. sayılı kararıyla da pekiştirilmiştir. Bu ilke, mülkiyet hakkı ihlalinin sürekliliği nedeniyle hak sahibine güçlü bir koruma sağlamaktadır.

Tahsilat ve Haciz Sınırlamaları

Kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilen bedel ve tazminatların tahsilinde, idarelerin mal, hak ve alacakları kural olarak haczedilemez (Kamulaştırma Kanunu, Geçici Madde 6 ()). Ancak, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek Madde 4'ü uyarınca, mahkemelerce hükmedilen bedel, tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde yatırılır. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde icra olunur (Kamulaştırma Kanunu, Ek Madde 4 ()). Bu düzenleme, ödeme süresine uyulmaması halinde icra takibi imkanı tanımakla birlikte, idare mallarının haczedilemezliği ilkesini korumaktadır.

Vekalet Ücreti

Kamulaştırmasız el atma davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri, bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir (Kamulaştırma Kanunu, Geçici Madde 6 ()). Ancak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin genel hükümlerine göre, hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Madde 2/3 ()). Bu durum, yargılama aşamasına göre güncel tarifenin uygulanması gerektiğini göstermektedir.

Özet

Kamulaştırmasız el atma, idarenin mülkiyet hakkına hukuka aykırı müdahalesidir ve fiili veya hukuki olmak üzere iki temel türü bulunmaktadır. Fiili el atmalar adli yargıda sürekli haksız fiil olarak kabul edilir ve zamanaşımına tabi değildir. Hukuki el atmalar ise son yasal düzenlemelerle idari yargıdan adli yargıya geçmiştir. Bu davalarda taşınmazın bedeli, dava tarihindeki rayiç değer üzerinden, emsal karşılaştırması ve diğer objektif kriterler dikkate alınarak belirlenir. Hükmedilen bedellerin tahsilinde idare malları haczedilemezken, ödeme süresine uyulmaması halinde icra takibi mümkündür. Vekalet ücretleri ise maktu olarak belirlenmekle birlikte, güncel tarifenin uygulanması esastır. Bu mekanizmalar, mülkiyet hakkının korunmasında ve idarenin hukuka aykırı eylemlerinin telafisinde önemli bir rol oynamaktadır.

Değerleme Kriterleri
ev


 
 
 

Yorumlar


bottom of page